MOZAİK- ALPER KÜRÜK ŞİİRLERİ
  12.3- FELSEFÎ ŞİİRLER-SH:3
 
 




41- Canbazhane

Hayatımız sanki ip
Bizler de birer canbaz,
Düşmeye gör ne garip
Alkışlayanın kalmaz...

Beyinden uzaklaşmış
İp koparsa kuşkusu,
Benliği esir almış
Ya düşersem korkusu.

Kendi düşmesin yeter
Başkası düşse olur,
Çünkü yeri genişler
Yaşamak onca budur...


Alper Kürük
 

42- Ceza Ve Tazminat

Yüce ALLAH'ın bile affının zamanı var
Sen bağışlayacaksın beni söyle ne zaman?
Cezanın büyüklüğü her suçun cirmi kadar
Benim suçumsa sevmek merakım nedir cezan?

Tazminse ceza değil eski hâle getirmek
Tamamen olmasa da giderilir bir zarar,
Sevilmemeği tazmin için gerekir sevmek
Benim de zararım bu sen gider benim kadar...


Alper Kürük
 

43- Çekmek

Çekmek,evet çekmek
Bin zorluğun ucuna
Bağlanmış bir lokma ekmek
İçin ne zorlıuklar
Çekmek lâzım çekmek
Kalın halat çeker gibi...

Tarlaya tohum ekmek
Beklemek,beklemek
Ta ki tohumlar başak olsun
Sabırdan sararsın
Sabır lâzım bize de...

Hayatın göbek adını
Çekmek koymuşlar çekmek.
Herkes muhakkak onu
O kadar benimsemiş ki
Çekemez hâle gelsek
Yine de bir of...çekiyoruz.


Alper Kürük


44- Çerçici Tezgâhı

Dağarcığında birşey var mı diye sorana
Gönlümü açıverip de dökerim ortaya,
Çerçici tezgâhıdır bilerek arayana
Uygunu bulunur da yanaşmam mal satmaya.

Gönlümdeki sevgiler kopuk zincir baklası
Perçinle birleşmeye gerçek sevgili ister,
İçimdeki umutlar halkacının halkası
Sigaralardan sekip sekip de boşa geçer...

Sana belki yaramaz malım kıymetli benim
Herbirini ömürden karşılık verip aldım,
Yıllarca taşıyorum alıştı bu bedenim
Çok tezgâhlar kapandı bir ben ayakta kaldım.

Birgün ben de yükümü sırtımdan atacağım
Ben de anlayacağım o gün yaşlandığımı,
Gün gelecek tezgâhı ben de kapatacağım
Kimseler görmeyecek ne alıp sattığımı...


Alper kürük
 

45- Çıkan Çıkana

Tranvay rayından çıkar
Tren rayından çıkar
İçindekilerde bir telaş
Dışardakilerde bir telaş,
Hep korku ve üzüntü.
Bir kız yoldan çıkar
İçindeki şeytan sevinir
Çıkarı olan sevinir
Herkes kendi havasında.
Alışmak lâzım herşeye
Gün olur
İşler yolundan çıkar,
Akıl yerinden çıkar...
Çıkan çıkana bu dünyada
Can çıkıncaya dek yaşayacağız
Kâh çıkmazlarla beraber.


Alper Kürük
 

46- Değiştirir

İnsan bu...
Birgün yaş,birgün diş,
Birgün meslek,birgün iş,
Birgün elbise,birgün kravat,
Birgün değiştirir san'at.
Birgün çatal,birgün kaşık
Birgün değiştirir âşık.
Birgün kâğıt,birgün kalem
Ve nihayet son deminde
Birgün değiştirir âlem...


Alper Kürük
 

47- Depresyon

Dünyayı sırtında benim taşıyan
Bıraksam boşluğa yuvarlanacak,
Düşünür dururum ben zaman zaman
Bensiz hayat hâli nasıl olacak?

Zannederler kendim için yaşarım
Bilmezler ki bense ne hâllerdeyim,
Dalar dalar da kendimi aşarım
Bir an neşe arkası kederdeyim...


Alper Kürük
 
 
 

48- Dertlerim Ve Aşkım

Dertlerimi siyah kalemle yazarım
Kara,ne de uygun renk dertlerime,
Birgün gelip hayat ve kaderin
Bir silgi yumuşaklığıyla
Kara yazıları sileceğine inanırım.
Aşkımı kopye kalemle yazarım
Ayrılık olursa arada
Bilirim göz yaşının akacağını.
Ayrılık ve akan yaşlar
Bu yazıları nası silebilsin?
Silebilmek şöyle dursun
Böğeşir kâğıtta yazılar.
Aşkımz bölünse de ayrılıkla
Yaş akar gözden böğer yazıları
Aşkımız böyle uzar...


Alper Kürük
 

49- Dertli Lokması

Zavallıya Allah bir lokma verdi
Onu da binbir zorlukla...
Koymadığı gibi arasına
Bir parça peynir,bir parça katık,
Topladı dünyadaki zehri,derdi
Lokmasına yağ diye sürüverdi.
Boğazını yaka yaka geçerdi
İşte o zaman ölümünü isterdi.

Kesmezdi ümidini Allah'tan
Hergün aynı zehirli lokmayı yerdi
Yine de Allah'ına şükrederdi...


Alper Kürük
 





50- Dertlilere Bırakın Geceleri

Yıldızlarımı mum mum yaktığım zaman
Anlayın geceye derdimi döktüğümü
Kapatın pencerelerinizi sımsıkı
Dertlerin kokusu sinmesin evinize.
Neş'enizi kaçırmasın loş karanlık
Yakın, ışıklarınızı ışıl ışıl
Yıldızları bırakın dertlilere
İçi aydın olmazsa da
Yıldız yıldız parlasın göğü dertlilerin.
Tez yaşayın aydınlık günleri
Çabuk gelsin gece,
Kahkahalarınız odanızda kalsın
İğne iğne batmasın gecenin sessizliğine
Bırakın,yıldızlara bakıp ağlayarak
Bencileyin dertliler gecelerden kâm alsın...


Alper Kürük
 
 


 





 
 




51- Dev Cüceler

İnsan yükselir olur
Erişilmez bir yüce,
Alttan baksan doğrudur
Üstten bak gör bir cüce.

İşbu dev cücelerdir
Dünyamızı yöneten,
Gün susup gecelerdir
Baykuşlar gibi öten...


Alper Kürük
 




52- Deve Dikeni (Çakır Dikeni)

Dünyası iyiydi adamcağızın
Bıraktılar artık onu yalnız
Dostları,ahbapları,
Dünyasını Cennet yapan
Soktuğu her kapıyı açan paraları...

Ölünce kalmadı hiçbir seveni.
Gül ekiverdiler toprağına,
Dünyada ettiklerinden soldu gül
Yerine fışkırdı çakır dikeni...


Alper Kürük
 

53- Diken Ve Gül

Dikenler gül gözükür oldu şimdi gözüme
Dikenler yine diken,görüşüm mü değişti?
Kimsecikler kızmıyor artık benim sözüme
Benden öncekilerin başına da gelmişti...

Dikenler can yakıcı, hem de canan ağlatır
Dikenine katlanır elbette gül koklayan,
Diken bu,ayrım yapmaz,saymaz hiç gönül-hatır
Gülü bu güzellikte bil ki odur saklayan...


Alper Kürük
 




54- Diyojen ' in Feneri...

Arıyorum elimde
DİYOJEN ' İN feneri...
Çocuklık günlerimde
Tertemiz sevgileri...

Arıyorum elimde
DİYOJEN ' İN feneri...
Gözü pek gençliğimde
Aşkın efsaneleri...

Arıyorum elimde
DİYOJEN ' İN feneri...
Mum olur eririm de
Karartmam geceleri...

Arıyorum elimde
DİYOJEN ' İN feneri...
İçten ah! ...çekerim de
Ararım o günleri...


Alper Kürük
 

55- Doğaya Dönmek

Kulak verip de çıplak yalnızlığın sesine
Doğa,ben ve hava beraberdik yine.
Havayı kirleten yalnızca benim nefesim
Tüm kalabalıklar benim
Doğada yankılanan tüm sesler benim sesim.
Ruhum gündelik safrayı attı
Doğaya kendini boşalttı.
Şimdi kuş kanadında hafif,yüksek...
Hergün hergün şehirde
Yaşadığımızı zannedip ölsek de
Sanki yeniden doğmak için keşke
Hergün hergün doğaya dönsek,dönebilsek...


Alper Kürük
 

56- Doğrusu Bu Ya...

Ben hep böyle düşünür,daima böyle derim:
Bindiğin araç değil,gittiğin yol çok mühim,
Bir de önemli olan varmak istenen erim,
İşte hayatın özü,aksinisöyleyen kim?
Güzellik ve de para değil makbulüm benim,
Aklını sergileyen,mert insanı severim...


Alper Kürük
 

57- Doksan Derece Düşüş

Hepsine hamdolsun diyoruz
Hamdetmesek elimizden ne gelir?
Şu günahkâr ömrümüz içinde
Kâh düşüp,kâh kalkıp
Geçinip gidiyoruz.
Şİmdi düşsek de hiç olmazsa
Bir el uzanır kaldırmak için,
Ama ömrün
Bizi doksan derece yatırdığı gün
Dünya elini uzatsa
Gömülür toprağa gömülüp giden...


Alper Kürük
 

58- Dostluk

Bir dağ başı uykusunun mutluluğudur
Dostluğunda bulduğum huzur,
Böyle bir uykuda haşre kadar uyunur
Belki de bu mezarlıklarda bulunur...


Alper Kürük
 





59- Dostluk Üzerine

Unumu eledim astım eleği
Yenemedim bir kez olsun Feleği,
Düşeş attı kuvvetliymiş bileği
Bükmediğim eli öpmem gerekir.

Kırktan sonra bu saz çalmak neyime
Beğendirmek zordur gönül beyime,
Bir koşum var o deyimden deyime
Yüz akıyla bundan çıkmam gerekir.

Hayat yalnızlıkla gelip geçmiyor
İnsan uygun bir dost bulup seçmiyor,
Arkadaş olmaksa cana yetmiyor
Dostluk için eller sıkmam gerekir...


Alper Kürük
 




60- Dut Yaprağı

Sen ne çilekeştin ilk zamanlar
Bakmazdı kimse yüzüne
İnatçı keçi bile
Seni arzu eylemezdi.

Bir kurt düşkündü sana
Sen onun hayatıydın,
Dut yaprağıyken birgün
O kurdun sihriyle
Birden ipeğe döndün.

Seni kıskansam yeri
Şimdi bir rüzgâr eserken
Dut tanesi güzelleri
Kucakladın,sardın,
Pembe -beyaz tenlerinden
Tiril tiril tatlı öpüşler aldın...


Alper Kürük
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  Bugün 1 ziyaretçi (37 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=