MOZAİK- ALPER KÜRÜK ŞİİRLERİ
  12.15-FELSEFÎ ŞİİRLER-SH:15
 



281- Ah Bir Güneş Olsaydım...

Ah bir güneş olsaydım
Tüm sıcaklığımı verirdim sana,
Eritirdim saçlarındaki karları
Gençlik hep senin olacaktı anlasana.

Ah bir güneş olsaydım
Kuruturdum göz yaşlarını,
Gülmek senin için olacaktı
Ne olur bir kez gülsene.

Ah bir güneş olsaydım
Geceleri de doğardım senin için,
Aydınlıklar hep senin olacaktı
Yanı başındayım beni görsene.

Ah bir güneş olsaydım
Sana verecektim tüm ışıklarımı,
Gözlerin olacaktı ışıl ışıl
Saçlarınsa sarı mı sarı...

Aşkının beni yakan ateşi
Yetseydi güneş olmam için,
Senin ateşinle seni ısıtırdım
Ah bir güneş olsaydım.

Ah bir güneş olsaydım
Ben bu güneş gibi duramazdım yerimde
Dertleşmeğe giderdim yıldızlara.
Bu güneşin bir amacı yok
Benim amacım sen olurdun
Ve etrafında senin
Garip garip dolanır dururdum.

Ah bir güneş olsaydım
Şimdi canlı için hayat kaynağı olan güneş
O zaman senin uğruna feda edecekti her şeyi
Ölü soğukluğu ortasında.

Bak korkma güneş filan değilim
Ne olur bir an olsun bana aç kollarını
Seni sevmekten başka elimden ne gelir?
Ne de bir farkım var âşıklar arasında.


Alper Kürük


282- Aç Ve Muhteris

Açım diyorsun
Kuru ekmek ye diyorum
Tutmaz diyorsun.
Peynir-ekmek ye diyorum
Yetmez diyorsun.
Tabak tabak ye diyorum
Bitmez diyorsun.
Açım diyorsun
Doymam diyorsun.
Evi ye diyorum
Doymam diyorsun.
Mahalleyi ye diyorum
Doymam diyorsun.
Semti ye diyorum
Doymam diyorsun.
İstanbul'u ye...
Doymam...
Türkiye'yi ye...
Doymam...
Avrupayı ye...
Doymam...
Dünyayı ye...
Doymam...
Evreni ye diyorum
Doymam diyorsun.
İyisi mi başını ye
Kurtulursun...



Alper Kürük
 
 
 
 

283- Aşk Blançosu

Gel,hayatımızın blançosunu yapalım
Bir ömrü beraberce
İki vücutta kaynaştıralım
Gel,bunu istersen.
Birer elbisemiz olsun ne çıkar?
Ocakta bir bakır tencere kaynasın
Düdüklü tenceremiz olmasın isterse.
Çamaşır makinasına da lüzum yok
Çamaşırlarımızı sen yıka elinle,
Elbisemizi yatak ütüsü yapalım.
Sinemaya gitmesek de olur
Sen ve ben varken.
Kendimiz için biz de
Aşk sahnelerini canlandırabiliriz
Hatta canlandırmak şöyle dursun
Gerçekten yaşayabiliriz
Hem de içten...
Saat kulanmayalım
Çok tatlı geçecek dakikaları
Hatta saniyeleri
Saatin tesbit etmesini istemiyorum
Yalnız ikimizden başka.
Acıktığımızda yiyelim
Karnımıza uysun öğünler.
İşlerimizden arta kalan zamanı
Fasılasız yedirelim aşka
Aşkımız tombullaşsın
Bir çocuk güzelliğiyle
Görünsün gözlere.
Bir şeyi unutuyordum az kalsın:
Ha...eşe-dosta da gidelim ara-sıra
Sırf aşk adamı olmayalım
İnsanlığımızı unuturuz sonra...
Hayat adamı olalım
Olalım hayatın herşeyine âşık
Onu hesaba katmazsak
İnan,blançomuzda olacak
Onarılmaz bir açık...


Alper Kürük
 

284- Aşk Bu

Şu aşk dedikleri neymiş a dostlar
Adını tarife diller yetmiyor,
Yoluna serilmiş her çeşit postlar
Tadını tarife ballar yetmiyor.

Bakarsın gül olur seherde açan,
Kavak yeli olur başlarda uçan,
Erişen gönüle neş'e,nur saçan
Bir ışık kaynağı,pili bitmiyor.

Kuvvet de servet de onun esiri
Onu alt edecek çıkmamış biri,
Dikbaşları eğmiş,kırmış kibiri,
Başa zor geliyor kolay gitmiyor.

Kaçanı yakalar,sen tutamazsın
Öyle bir dert,başından atamazsın
Yatağında huzurla yatamazsın
Tutmaya uzanan eller yetmiyor.

Ağlarsın gözünün yaşını silmez,
Yüzün gülse bile için hiç gülmez,
Aşık olmayanlar hâlini bilmez
Bağlıyor dilini söz söyletmiyor.


Alper Kürük
 
 

285- Belki?

Yıllar geçti ömrümden
Sen geçmedin kapımdan,
Geçen güne küfrettim
Sana edemiyorum.

Bir sensin sürükleyen
Beni ümit ardından,
Belki gelir diyerek
Yolunu gözlüyorum,
Göz yaşımla geceyi
Gündüze ekliyorum...

Ya geleceğin gün
Beni bulamazsan sen,
Yapmacık üzüntüyü
Bırak ta bir tarafa,
Selvileri sallayan
Bahar yeli eserken
Mezarımın başında
Kendini çalış affa...


Alper Kürük
 

286- Ben Gibi Misiniz?

Sizler de ağlar mısınız
Durup dururken sebepsiz?
Yıldızlı gecelerde
Ne olduğunu anlayamadığınız
Bir sıkıntı duyar mısınız sizler de?
Başınızı yastığa gömüp
Düşünür müsünüz tatlı tatlı?
Geceden koyu düşünceler
Kafanızı yorar mı sizin de?
Sizin de sevdikleriniz
Elde edemedikleriniz
Var mı benim gibi?
Hayata küfreder misiniz
Ümitsizliğe kapıldığınız anlar?
İnsanlar,ey insanlar
Aşk nedir bilir misiniz?


Alper Kürük
 

287- Değişmeyen İklimim...

Sesler sözleri taktı peşine
Dillerde bir şarkı oluyor şimdi,
Nağmelerin rastlanmıyor eşine
Bunları yaratıp,yaşatan kimdi?

Aşkla söylenirse her söz çok güzel
En güzel söyleyen benim dilimdi,
Seslerin içinde bir ses var özel
Cananım değişmeyen iklimimdi...

Tek mevsim yaşadım mevsimleri ben
Bahar,yaz,sonbahar,kış hepsi birdi,
Gönlüm söz olup peşinde gezerken
O ses şarkım oldu gönlüme girdi...


Alper Kürük
 






288- Dünya Emekliler Gününe...(30.Haziran)

Adın ister emekli olsun ister onursal
Bineceğin saltanat araban dört kollu sal...

Şu geçici dünyada bu ayırımlar niye?
Görevini tamamlar çıkarsın emekliye...

Kalkışın emekliye emekliye oluyor,
Bak varış kapısına emekliyle doluyor...

Kanımca anmak yetmez bir günle emekliyi...
Rıhtımda bekler gözü gelen sessiz gemiyi...


Alper Kürük


NOT:1979 YILININ 30.HAZİRAN GÜNÜ - ÜÇ AYLIK MAAŞININ ÜÇÜNCÜ AYINI BU SON GÜNÜNDE DOLDURARAK DEVLETTEN ALACAKSIZ VE BORÇSUZ OLARAK RAHMANA DÖNEN-MERHUM BABAMIN ANISINA RAHMET DUALARIM VE SAYGILARIMLA...
 
 
 

289- Hasta

Bir yıldız uzakta,ötede
Göz kırpıştırır,
Bir kâlp burada yalnız
Kimsesiz bir kâlp atar.
İşte böyle garabetlerle dolu
Koskoca bir âlem var...

Bir rüzgâr ufka yapışmış
Kotranın yelkenlerini açar.
Burada bir soluk hafif
Bir de acı ah çıkar.

Bir derin iniltiler duyulur
Bir dal kırılır bir yelle,
Bin dert altında kıvranan gönül
Sıkı bir pazarlık eder ecelle.

Bir hasta dider yatakları
Titrerken ruhu ölümün pençesinde
Bir başka görür yıldızları
Belki şimdi ölecek bu insanla
Yarın ayrılacak âşıklar
Bambaşka o son gecesinde...


Alper Kürük
 

290- Hâyâller Güzel Ama...

Kendi bakışlarımla yarattım manzarayı
Şurda bir kuş uçurttum,şurda açtırdım çiçek...
Gecelerde güneşi,gündüzlerdeyse ayı
Doğdurmak istedimse bence ne fark edecek?

Gündüzler hep aydınlık,geceler de karaysa
Mânevîler el ile tutulmaz madde gibi,
Devir şimdi bu devir ölçüler hep paraysa
Suyu bitmiş kuyunun açığa çıkmış dibi...

Çizdiğim manzarayı ben elimle bozarım
Yenisinde eksiksiz güzel buluncaya dek,
Manzara ortasından kaçamam ben de varım
Hâyâllerim güzel de güzel olmayan gerçek...


Alper Kürük
 

291- Hepsinden Bir Hediye

Her okşayan bir şeyini vermiş sana...

Deniz okşamış bir zamanlar
Gözlerine içirmiş rengini.
Rüzgâr okşamış bir zamanlar
Keskin nefesini sende bırakmış.
Bulut okşamış bir zamanlar
Yaşlar gözünde toplanmış.
Güneş okşamış bir zamanlar
Saçların buğdayca sararmış.
Güller okşamış bir zamanlar
Dudaklarında rengi kalmış.
Kader okşamış bir zamanlar
Başını dertlere çalmış.

Şimdi de okşuyorum seni ben
Başka birşey vereceğim yok sana
İstiyorum benliğimi al benden...


Alper Kürük
 

292- Kabullen...

İnsan bedenle ölür, fikirleriyle yaşar...
Cahillik ve hurafe tüketiyor beyini...
Kendinde değil suçu başkada aramak var
Bu yüzdendir suçlamak kolay ebeveyini...

Düşündüklerin sana gelecek oluşturur
Zamanı geldiğinde dikilirler karşına...
Kötüsü seni yakar, iyisi seni korur,
Suçlama! kendinden bil ne gelirse başına...


Alper Kürük
 

293- Ölüm

Can vücuda girdiğinde
Heves dolu bir giyiniş
Başlar çıplaklığı örterekten.
Yerinde can dururken
Gönül geniş.
Bir de
Can burnun ucuna gelmeye görsün
Gönül daralır
Geliş tersi bir gidiş.

Ölüm acı ve kara
Ama giydirir beyaz,
Alışır bu insanlar
Herşeye biraz biraz...


Alper Kürük
 
 

294- Zalim Ve Mazlum

Gelin ata biner,ya nasipten başka demez,
Zulmetmeyen Allah zulmü ve zâlimi sevmez.

Hem kendine,başkasına zulmeden insandır
Mazlum Allah'tan bilir bu ne biçim imandır?

Mazlumun âhı yakar mutlaka zulmedeni
Başka neden aranmaz apaçıktır nedeni.

Alma mazlumun âhını çıkarmış âheste
Kurtuluşu yok bunun son taksit son nefeste...


Alper Kürük
 
 

295- Zayıf Kâlpli Aşık

Dün sancıdı kâlbim yine
Ayak-üstü uğrayıverdim doktora
Bir iyi muayene ediverdi dost işi
Sağ olsun.
Kâlbim zayıfmış tümden
Doktor da biliverdi güzele dayanamadığımı.
Üzülmeyeceksin dedi
'Aldırış etmeyeceksin,
Gözü sen olma ağlayanların,
Boş vereceksin bazı bazı...
Ve acımayacaksın...'
Bırak dedim doktor bırak!
İnsanım ne de olsa
Üzülme...aldırma...ağlama...acıma...
Kabil mi dediklerini tutmak
Bir insan için.
Dedim yok mu iğnen,ilacın?
Bırak tavsiyeyi bırak!

Kâlbimi zayıflatan kız
İşte son defa geldim kapına
Kâlbime erk ver,yalvarışlarıma umut
Ya da sert kâlbini ver bana
Tutayım doktorun dediklerini.
Ver de tutabileyim...
Başa gelen çekilirmiş diyeyim...


Alper Kürük
 
 



 
 
 

296- Zulmüm Kendime

Bir bulut gelir kapkara
Bir yağmur başlar arkasından
Bir gün başlar toprak kokulu
Ve biter kimi neş'e kimi dert dolu.
Bir bahar gelir kırıtarak
Ardısıra bir kızgın yaz
Ve beni kızdırır hayata karşı
Gelgelelim ruhu açmaz.
Göğümden bir bulut geçer
Aklımdan hayata küsmek geçer
Gönlümden bir tatlı umut geçer
Bir kızar,bir melek kesilirim
İnanın aklımdan kötülük geçmez
Kendime zulmüm hep böyle benim.


Alper Kürük
 
 

297- Reddi Yok...

Bekliyor gelecek son emri yatmış pusuda
Bana düşmandır benden yana görünen hücrem...
Ölümle kol kolayım sanki durgun bir suda
Gel deyince giderim hiç itiraz edemem...

Nice can var o emri sabırsızlıkla bekler
Kestiği güne sâdık; ne erken,ne ileri...
Kalırım sananlar da gününde gidecekler
Verilirken emanet yazılmış can kaderi...


Alper Kürük




298- Yazık Ak Güvercine...

Ayakların altından çekilir sanki zemin,
Başlar üstünden bulut bulut akıyor zaman...
Farkına varılsa da yaşanacak depremin,
Rus ruleti misali ahmaklıktır oynanan...

Nerde zeytin dalını taşıyan ak güvercin?
Yazık! onu öldürdük...leşidir böyle kokan...
Yerlerini ne zaman değişti insanla cin?
Belli değil ki artık aldatan ve aldanan...


Akper Kürük
 




299- Kendimden Kuşkuluyum...

Atışları olmasa kâlbim yok diyeceğim...
Seni düşünemesem beynim yok diyeceğim...
Kokunu duyamasam burnum yok diyeceğim...
Göremez oldum seni,kör mü oldu gözlerim?

Küfürlerim hayata,sana uzanmaz dilim...
Her şey elim altında sana değmiyor elim...
Işığı pırpırlaştı sönecek mi kandilim?
Kuşkuluyum kendimden...ben miyim? değil miyim?


Alper Kürük
 



  300- Korku

Gecenin ıssızında mezarlıktan geçenin
Çaldığı ıslığında,okuduğu duada
Zannınca korkusunu böylece geçirenin
Ya cesareti gelir,sesi kesilir ya da...

Hayat cesaret  ister...cesur bir kere ölür...
Özgür yaşanırsa bir kez yaşanır dünyada...
Cesuru,korkağı da bir kez kabre gömülür
Gerek yok boşluğa boş ıslıklar çalmaya da...
 

Alper Kürük

 
  Bugün 1 ziyaretçi (23 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=