MOZAİK- ALPER KÜRÜK ŞİİRLERİ
  9.3-ÇEŞİTLİ ŞİİRLER-SH:3
 




41- Birleşip Dört Mevsim Olmak...

Yazlar hep senin olsun bana da kalsın kışlar
Kış deyip geçme sakın önü,sonu hep bahar...

Yazın sıcakılığından yanarsın,kavrulursun
Mümkünse ferahlığı denizlerde bulursun.

Yağmur olsun,kar olsun mevsimlerime yağar
Bütün yağışlar benim onda su,bereket var.

Gel seninle biz yine düzeni bozmayalım
Yazını ekleyelim ve dört mevsim olalım...


Alper Kürük
 

42- Bitmesin Kokuların...

Sana çiçekler sundum bir zaman demet demet
Ellerinde soldular seni kıskanıp elbet...

Çiçeklerin kokusu inan ki sinmiş sana
Bir başka çiçek olup kokuyorsun sen bana...

Dünkü koklayışımda kokan kırmızı güldün
Bu gün koklayışımda menekşeydin,sümbüldün...

Yine bir koklayışta bana sen kendin dedin
Bak kokan ben değilim bu kokan da yasemin...

Sendeki bu kokular bana ömrümce yeter
Bir kokunda karanfil,bir kokunda zambak ver...


Alper Kürük
 
 
 
 
 
 

43- Biz De Bir Zamanlar Hababam Sınıfıymışız Meğer...

- 1 -

HOCA SADULLAH

('SANDER YAYINEVİ' nin sahibinin muhterem babaları,zamanının sayılı ve çok değerli Edebiyat öğretmenlerinden biri olan merhum hocam 'MİTHAT SADULLAH SANDER ' in aziz hâtırasına saygıyla ithaf olunur...)

Dersimiz edebiyat
Gülmekten yerlere yat...
Hoca Sadullah gelir
Sınıfta 'maşallahlar...' yükselir.
Hoca Sadullah başlar derse
O sırada birisi içeri girerse
Yükselir yine o 'maşallahlar...'
Gırla gider ördek gibi vak-vaklar...
Hoca Sadullah birini derse kaldırır
Kalkan da kulaklarını anten gibi uzatır.
Birden bire bir gülme duyulur
Gülen derhal dışarıyı bulur.
Hoca Sadullah başlar nasihate
Talebeler söz verir itaaate.
Hoca Sadullah bir şeye güler
Kahkahayla o ders de sona erer...

- 2 -

2/A ' DAN ÇEHRELER...

Sınıfımız 2/A 'dır
Bilgi,ilim yatağıdır.
Mevcudumuz elli bir
Boldur bizde âlim,şair...
Müzisyenimiz: GÜNAYDIN KAYNAK'tır
Bütün besteleri oynaktır...
Şairlerimiz:FERİT EDGÜ, YAŞAR...
Basketçiler:DOĞAN, HAYDAR...
Güler yüzlü bücür BADİK
Her zaman canlı ve atik.
Karikatürist: ATALAY
Herkes ile eder alay.
CAHİT: 'Alabi...' diye başlar söze
Sert şakalar yapar herkese.
TURAN daima dersten bahseder
Hafız gibi kitabı hatmeder.
RECEP sınıfın imamı
Ayetleriyle sihirler adamı.
METİN sessiz sessiz durur
Takma adı: Aptaloğludur.
CEMAL Mısır'ın eski Ramses'i
ÖMER sınıfın efesi.
İşte böyle çehrelerle
Daima kalırız baş başa,
Koşarız her an bilgiye
Kalplerimiz coşa coşa...


3/A EDEBİYAT

3/A 'dır sınıfımız
Bahçeye bakar kapımız.
Müteşekkil bir sınıfız
Gazeteciden,atletten...
NURHAN bahs açar siyasetten.
SELAMİ bir sihirbaz
Herkes ondan duyar haz.
Bilmem '192 AVRAM 'ı '
Tanıtmaya lüzum var mı?
Şair ruhlu ALTAN
Sessiz durur her an.
Çocuklu ruhlu ARGUN CAN,
Sarı PAPA: ÖZTÜRK SARIDOĞAN.
Gazeteci: TOLONHAN KURDOĞLU,
AYHAN ARI: kürtoğlu.
Karikatürist:ERGÜN
Tahtayı doldurur her gün.
Voleybolcü: ÇETİN,
Para maçı üstadı: METİN.
HALİT yarının çiftçisi,
HÜSEYİN otobüs biletçisi.
Uzun boylular: OSMAN.SALAH...
Bu sene yardımcımız olsun ALLAH...
NURİ istikbâlde şantör,
KADİR şimdiden aktör.
Yazdım bu şiiri
Sınıfımızı tanıtmak için,
Bana takacağınız adı
Arkadaşlar lütfen siz seçin...


Alper Kürük
 

44- Boş Kadeh

Gittim aşkın meyhanesine
Yâr idi orada barmen,
Geldi yanıma işveyle
Şarap istedim hemen
İçerde bir o vardı bir de ben.
Sundu dudaklarını kadeh yerine
Ne bitmez bir içkiymiş bu?
İçtikçe kadeh kendi kendine doldu...
Bir yudumda sarhoş olmuştum
Sadece sarhoş olan değildi vücudum
Sarhoştu hem de kalbim ve ruhum...
Fasılasız bu kadehi diktikçe
Kızarıyordu gittikçe...
Dolu kadehler ayyaşa tesir edemezken
Daha ilk yudumda mest olmuştum ben.
Hangi keskin bir meyle dolu
Ki boş kadeh sihirlemişti ruhu...


Alper Kürük
 




45- Boynum Bükük

Seyrine doymazdım kuğuların
Nazlı nazlı büklüm boyunlarını,
Ah ben de kuğu olsam diye
Düşünürdüm küçükken.
Felek oyunlarını
Oynadı bana da
Oynadı çok erken.
Boynum büküldü benim
Omzuma düştü başım,
Eskiden sevdiğim kuğular
Şimdi dert arkadaşım...
Onların boynu neden
Bükük bilmiyorum ama
Talihime küskünüm
Derttir boynumu büken.


Alper Kürük
 

46- Böyleyim

Ufkumda bir güneş battı doğmamasıya
Doğmaz oldu bir ay gecelerimde
Yıldızlar göz kırpmıyor eskisi gibi.
Bir ruha çöktü karanlık
Bir göz var
Ağlamak ister,ağlayamaz.
Bir dil var tutuldu âni
Söyleyemez oldu kelimeleri
Yutkunur,geveler,çıkaramaz.
Bir ah var çıkar derinden
Hayatın acı sessizliğine.
Bir insan ki düşünün kederinden
Ne dost görür,ne düşman...
Hasretten bahsetmeyin bana artık
Anladım o da ne demekmiş.
Yaralarıma değmiş gibi sızlanırım böyle.
Acı içindeyken
Göstermeyin göz yaşlarınızı
Bir başkadır hâlim benim
Ağlayamasam da dolukur gözlerim
Çünkü yufka yüreğim...


Alper Kürük
 





47- Bulutlara

Ey,başımın üstündeki bulutlar
İçimden geçenleri bir bir
Gözlerimle üstünüze yazsam
Ona götürür müsünüz?
Ben bilmiyorum şimdi o nerde?
Ama siz göğünden geçeceksiniz
Ey bulutlar siz
O kadar çok sevdiklerimizsiniz
Ki başımız üstünde yeriniz var
Ve daima başımız üstünde gezersiniz.
Bulutlar,ey bulutlar
Varın,iletin gözlerimle dediklerimi
Eğer o görmezlikten gelirse
Suratınızı asın ona
Kararın kalbim gibi
Daha umursamazsa
Ne olur benim yerime ağlayın
Islatın göz yaşlarınızla onu yağmur yağmur
Ama,üşütmeyin sakın...


Alper Kürük
 

48- Büyük Değişiklik

Küçükken gürültüsüz geçinip giderdik seninle
Saftı,temizdi kalplerimiz,
Beraber yaşardık evcilik oynarken
Hayalî evimizde.
Ama,şimdi senin göğüslerin çıktı
Benim de sakallarım
Artı bir değişiklik oldu bizde...


Alper Kürük
 

49- Cananıma

Resmindeki gibi hep gül
Neş'eli ol sevgilim,
Aşkınla yanan şu kalbe
Sevginle dol sevgilim.

Kulak ver yıldızlı gecelerde
Beni sessizliklerde dinle,
Vücudum senden ayrıymış ne çıkar?
Her an ruhum seninle...

Beni yak,beni kahret
Sevginden mahrum etme,
Cennete çıksa yolun
Beni bırakıp gitme.

Resmindeki gibi hep gül
Neş'eli ol sevgilim,
Gönlümün tek Dileği
Emelim ol sevgilim...


Alper Kürük
 

50- Cananla Sohbet

Birgün gelse de görsem
O güzel cemâlini,
Nedir? Söyle diye sorsam
Senin acıklı hâlini.

Söyler misin bana sen
Geçirdiğin zamanları?
Dinler misin anlatsam ben
Sensiz geçirdiğim anları?

Kapatalım eski anları
Seninle kaldıkça beraber,
Çözülsün ruhumuzun dumanları
Olalım dünyadan bîhaber...


Alper Kürük
 
 

51- Canlanan Bir Anı

Bir defa daha geçmiştik bu sokaktan
Dün gibi hatırlıyorum
Sen sağ yanımdaydın
Belinden tutmuştum seni.
Karanlıktı hava,ıslaktı zemin
Köşe başındaki elektrik lâmbası yanıyordu tek
Ağır ağır,beyaz bayaz kar yağıyordu.
Kar ki ısssız,sessiz yerler için kefendir.
İyiden iyiye sokulmuştun koltuğumun altına
Bir sevişmemizdi bu,tabiata karşı koyduğumuz.
Ama gel ki kader boyun eğiyor
Bu yüzdendir kaç zamandır hep ayrı olduğumuz...


Alper Kürük
 





52- Cemreler

Kasımın yüz beşinde art ardına cemreler
Hava, su ve toprağa düşmekte birer birer.

Önce semaya düşüp ısındırır havayı
Sırasıyla suları ve de en son karayı.

Isındıkça canlanır kuş, balık, bitki, böcek
Canlansın ki bahar, yaz mevsimleri gelecek.

Bir de cemre düşseydi şu buz tutmuş aşklara
Isınan gönüllerde şifa bulurdu yara...

Aşkın koru kanlara düşünce kaynar kanlar
Kanatsız kuşa benzer sevilince insanlar...

Ta doğuştan gönlüne cemre düşenlerdenim
TANRI yaratığına bitmez sevgim var benim...


Alper Kürük
 

53- Cenaze Namazında Çiçekler...

Dizilsin sıra sıra gelsin cümle çiçekler
Kılsın kokularıyla kutsal son namazımı...
Birleşerek onlardan oluşsun tüm çelenkler
Kapanıp toprağıma süslesin mezarımı...

Helâlliğimi duymak çiçeklerin dilinden
Zannım beni ALLAH ' A günahsız ulaştırır...
Kuruyan çiçeklerin belki en güzelinden
ALLAH ' IM her gün yeni sarı çiçek açtırır...


Alper Kürük
 

54- Cümle Son Noktayla Biter.

Ten toprağa düşünce acıyı zaman alır
Nice büyük acılar zaman geçer ufalır.
Unutulmaz ki acı küçük de olsa kalır
Unutulmayan cümle onunla noktalanır.

Bu cümle bir hayattır başı da sonu da var,
Bu cümle sanki aşktır başı hoş sonu yakar,
Bu cümle yalvarıştır sonda göz yaşı akar,
Bu cümle bir yarıştır varış Allah'a kadar...


Alper Kürük
 





55- Çık Rüyalarımdan

Çık artık çık rüyalarımdan
Düşlerimi paylaşma benle,
Zehrettikten sonra hayatı bana
Gam dolmasın artık düşlerim senle.
Nereden gördü seni gözlerim?
Görmez olsaydım...
Aşk,ah tatlı aşk...dediklerini
Bilmez olsaydım.

Çık artık çık rüyalarımdan
Tümden unutmak istiyorum seni,
O ayrılık arkasından
Kendimi unuttuğum gibi
Seni de unutmak istiyorum.
Çık artık rüyalarımdan
Bâri huzur bulayım düşlerimde,
Unutmak istiyorum seni ama
Öyle bir oturuş oturmuşsun ki içimde...
Arzum istekçe kalıyor tek
Unutamıyorum;
Kavuşmak ta,ölmek te istiyorum
Şimdilik boş her ne desek...


Alper Kürük
 




56- Çiçek

Akşam üstü giderken gülistanlara
Rastladım çiçek gibi güzel bir yâra.
Sordum ismini meğer adı da'Çiçek'miş
Bulmazsa bir bûse o anda ölecekmiş...
Bulunduğum âlem çiçekler diyarı
Hangi çiçeği seçsem?
Gülü mü? Yoksa bu yârı...
Boşver,gülü bülbüle bırakayım
Bu körpe çiçeğimle şu akşam vakti
Ben baş başa kalayım...


Alper Kürük
 

57- Çok Değişmişsin Sen

Sen eskiden böyle değildin
Şimdi çok değişmişsin.
Soyadın başkaydı eskiden
Ayrılınca ilk işin benden
Soyadını değiştirmek olmuş.
İsmindeki bu değişiklik
Senin sen olduğunu bana
İnandırmakta zorluk çektirdi.
Göğüslerin dimdikti eskiden
Şimdi solmuş.
Yüzün pürüzsüzdü
Herkes kıskanırdı seni
Artık kırışıklar dolmuş.
Şimdi ikileşmişsin
Başkalarına eşmişsin.
Gözlerin değişmemiş tek
O şeytanlık hâlâ gözlerinde.
Allah üstümde tek
Ben yerde yalnız
Elimden geçti çok kız...
Keşke bakmasaydım gözlerine
Gözlerindeki o şeytanı
İçime aktaran sen oldun.
Kandırdığım genç kızların
Utanıyorum bakamıyorum yüzlerine.


Alper Kürük
 

58- Çoktan...

Biz evlenmesek de sevgilim ne çıkar?
Ruhlarımız düğün-dernek yaptı çoktan...
Gönüllerimiz bir oldu
Aşkı yaratıverdi yoktan.

Biz gülmesek de sevgilim
Göz yaşımız kurudu çoktan...
Bir de kurtulsaydı gönlümüz
Hasret denilen oktan.

Biz ağlasak da sevgilim ne çıkar?
Delice âşıkız çünkü Hak'tan,
Gülen göz bizde de bizde de var...
Aman yok ki ayrı yaşamaktan.


Alper Kürük
 
 




59- Çöp Çatan

Bir ihtiyar bekler heran
Hayat denizinin önünde.
Dallar keser evlilik ağacından
İrili-ufaklı çöpler yapar
Gönlünün dilediği gibi
Birleştirir onları çifter çifter
Sonra önündeki suya atar
Ve burada işi biter...

Sessiz,dalgasız günlerde denizde
Çöplerde bir durgunluk
Bir hayat akışı var.
Ama olmaz ki bu dâima böyle
Güvenilmez denize.
Birgün bir rüzgâr çıkar
İşte bu hengâmeyle
Kimi ayrılır çöplerin,
Kimi didinir,çabalar
Sanki yekvücud olur
Başlar bin minnetle duaya:
'Ey çöp çatan kırılmasın ellerin...'


Alper Kürük
 
 
 





60- Çöp Tenekesi

Senin için kadar
Benim içim de türlü şeyle dolu
İkimizin de kaderi
İçimiz hep böyle dolup dolup
Boşalmak imiş.
Yalnız senden farkım var:
İçim temiz benim.
Bazı kötü şeyler
İçime girerse de
Seninki kadar değil
İşe yaramazlar sende.
Umut var,hayat var
Velhâsıl herşey var bende
Hemen hemen hepsi iyiden yana.
Ben iyiyim hamdolsun
Çöpüm sana,çöpler sana
Aşkolsun...


Alper Kürük
 
 
 
 
 
 
 
  Bugün 1 ziyaretçi (45 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=